ÖZET
Toplum Yararına Program (TYP) kapsamında kamu kurumlarında istihdam edilen personelin, 6772 sayılı Kanun kapsamında ilave tediye (ikramiye) hakkına sahip olup olmadığı hukuk pratiğinde en çok tartışılan konulardan biridir. İdari uygulamada bu kişilerin “katılımcı” veya “kursiyer” olarak adlandırılması, kamusal nitelikteki bu hakkın ödenmemesine gerekçe gösterilse de, Yargıtay’ın yerleşik hale gelen güncel içtihatları bu yaklaşımı kesin bir dille reddetmektedir. Bu çalışma; TYP çalışanlarının ilave tediye hakkının yasal dayanaklarını, bu hakkın doğması için gerekli olan “işçi” sıfatının tescilini ve Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin bu konudaki emsal kararlarını analiz etmektedir.
I. GİRİŞ
Türkiye İş Kurumu (İŞKUR) tarafından yürütülen Toplum Yararına Programlar, işsizliğin yoğun olduğu dönemlerde kamusal hizmetlerin desteklenmesi amacıyla düzenlenen geçici istihdam modelleridir. Bu programlar çerçevesinde Milli Eğitim Bakanlığı, Belediyeler ve Valilikler gibi 6772 sayılı Kanun kapsamındaki kurumlarda görevlendirilen binlerce çalışan bulunmaktadır.
TYP çalışanlarının mali hakları söz konusu olduğunda, en temel uyuşmazlık noktası “ilave tediye” alacağıdır. İdareler, TYP’nin özel bir proje olduğunu ve katılımcıların işçi statüsünde bulunmadığını iddia ederek bu ödemeden kaçınmaktadır. Ancak Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin 19.11.2025 tarihli, 2025/6371 E. ve 2025/8931 K. sayılı ilamı ile bu belirsizlik ortadan kalkmıştır. Yüksek Mahkeme, TYP çalışanlarının hukuki statüsünün “işçi” olduğunu ve şartları sağlayan her işçi gibi ilave tediye hakkından yararlanmaları gerektiğini hüküm altına almıştır. Makalemizin devam eden bölümlerinde, bu hakkın yasal dayanakları ve yargı kararlarıyla çizilen uygulama sınırları detaylandırılacaktır.
II. İLAVE TEDİYE HAKKININ YASAL DAYANAĞI VE 6772 SAYILI KANUN KAPSAMI
İlave tediye, genel ifadesiyle “devlet ikramiyesi”, 04.07.1956 tarihli 6772 sayılı Kanun ile güvence altına alınmış kanuni bir haktır. Bu hakkın TYP personeli bakımından doğup doğmadığını belirlemek için kanunun çizdiği kurumsal sınırları ve çalışan statüsünü birlikte değerlendirmek gerekir.
1. Kanun Kapsamındaki Kurumlar ve TYP Yüklenicileri
6772 sayılı Kanun’un 1. maddesi, ilave tediye ödemekle yükümlü olan kurumları tahdidi olarak saymıştır. Buna göre; genel, mülhak ve özel bütçeli daireler, sermayesinin yarısından fazlası Devlete ait olan şirket ve kurumlar ile belediyeler bu kapsamdadır.
TYP kapsamında en çok görevlendirme yapılan;
- Milli Eğitim Bakanlığı,
- İl Göç İdaresi Müdürlükleri,
- Valilikler ve Kaymakamlıklar,
- Belediyeler, bu kanun kapsamında yer alan “kamu idareleri”dir. Dolayısıyla bu kurumlarda çalışan TYP personelinin, çalıştığı yer bakımından “tediye kapsamı” dışında tutulması hukuken mümkün değildir.
2. “İşçi” Vasfı ve Mevzuat Karmaşası
İdarelerin tediye taleplerini reddederken sığındığı temel gerekçe, TYP personelinin “katılımcı” olduğu ve işçi sıfatı taşımadığı iddiasıdır. Ancak Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin 2025/6371 E. sayılı kararında açıkça belirtildiği üzere;
- İşçinin çalışma şartlarının özel bir program (TYP) çerçevesinde olması, ne işçinin vasfını ne de 6772 sayılı Kanun’dan doğan haklarını etkiler.
- 6772 sayılı Kanun, “İş Kanunu şümulüne giren veya girmeyen yerlerde çalışmakta olan ve İş Kanunu’ndaki tarife göre işçi vasfında olan kimselere” bu ödemenin yapılacağını emreder.
3. Programın “Özel Niteliği” Hakka Engel mi?
Yargıtay, TYP’nin geçici gelir desteği sağlama veya işgücü piyasasına uyum sağlama gibi “özel hedeflerinin” bulunmasının, kurulan ilişkinin iş sözleşmesi olduğu gerçeğini değiştirmeyeceğine hükmetmiştir. Bu kapsamda, yüklenici kurumun ödeme yükümlülüklerinin bir yönetmelik ile belirlenmiş olması, kanunla düzenlenen “ilave tediye” yükümlülüğünü ortadan kaldırmamaktadır.
III. YARGITAY’IN TYP VE TEDİYE HAKKINDAKİ GÜNCEL İÇTİHADI
TYP çalışanlarının tediye hakkı konusundaki hukuki tartışma, Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin 19.11.2025 tarihli, 2025/6371 E. ve 2025/8931 K. sayılı ilamı ile kesinlik kazanmıştır.
1. Emsal Kararın Analizi
Söz konusu davada, İl Göç İdaresi bünyesinde TYP kapsamında çalışan bir işçi, ilave tediye alacağı talebinde bulunmuştur. Adalet Bakanlığı, kararın “kanun yararına temyizen” bozulmasını istemiş; TYP’nin özel bir program olduğunu ve bu kapsamda çalışanların tediye hakkı bulunmadığını ileri sürmüştür.
Ancak Yargıtay bu istemi şu gerekçelerle reddetmiştir:
- İşçi Statüsünün Tescili: TYP kapsamında çalışan kişilerin statüsünün “işçi” olduğu yerleşik bir uygulamadır.
- Programın Niteliği Hakkı Engellemez: Çalışmanın belirli bir program çerçevesinde olması veya ödeme yükümlülüklerinin yönetmelikle belirlenmiş olması, ne işçinin vasfını ne de 6772 sayılı Kanun kapsamındaki haklarını etkiler.
- Kamu Kurumu Yükümlülüğü: İşçinin çalıştığı kurum 6772 sayılı Kanun kapsamındaysa, ilave tediye ödemesi yapılması zorunludur.
2. Görevli Mahkeme ve Usul
TYP çalışanlarının mali haklarına ilişkin davalarda, uyuşmazlığın iş hukukundan kaynaklanması nedeniyle İş Mahkemeleri görevlidir. Nitekim Danıştay da benzer konularda idari yargının görevsiz olduğuna hükmetmiştir.
IV. İLAVE TEDİYE HAKKININ HESAPLANMASI VE KULLANIMI
TYP işçileri için ilave tediye alacağı hesaplanırken belirli kriterler göz önünde bulundurulur:
1. Çalışılan Süre ile Orantılı Ödeme
İlave tediye, işçinin o yıl içindeki hizmet süresiyle orantılı olarak tahakkuk ettirilir. TYP sözleşmeleri genellikle 9 aylık belirli sürelerle yapıldığından, ödeme bu süreye tekabül eden gün sayısı üzerinden hesaplanır.
2. Ödeme Tutarı ve Zamanı
- Miktar: Kanun uyarınca her yıl için 52 günlük (genellikle 26+26 şeklinde iki taksitte) brüt ücret tutarında ödeme yapılır.
- Ücret Esası: Hesaplama, işçinin almakta olduğu günlük çıplak ücreti üzerinden gerçekleştirilir.
V. SONUÇ
Yargıtay’ın tescil ettiği üzere, kamu kurumlarında (Milli Eğitim Bakanlığı, Göç İdaresi, Belediyeler vb.) görev yapan TYP personeli, 6772 sayılı Kanun kapsamında ilave tediye hakkına sahiptir. İdarelerin bu ödemeyi “katılımcı” veya “proje bazlı çalışma” gibi gerekçelerle reddetmesi hukuken geçersizdir. TYP çalışanları, bu emsal kararları dayanak göstererek ve İş Mahkemeleri nezdinde dava açarak, geriye dönük 5 yıllık zamanaşımı süresi içinde ödenmeyen tediye alacaklarını talep edebilirler.

